GSYH dinamikleri, dış denge, enflasyon yapısı ve süregelen dolarizasyon sorununa yönelik kapsamlı değerlendirmeler ile 2024-2026 dönemine ait orta vadeli projeksiyonlar.
GSYH (Cari Fiyatlarla)
Nüfus
GSYH Büyümesi
TÜFE (Eyl 2024)
Enflasyonun tek başına parasal değil, aynı zamanda yapısal nedenlerle beslendiği alanlar.
Türkiye'nin enerji ve ara malı ithalatına yüksek bağımlılığı, cari açığı kronik bir sorun haline getirmektedir. Büyüme hızlandıkça cari açık da açılmakta, bu durum kuru ve dolayısıyla enflasyonu olumsuz etkilemektedir.
Mevduat ve kredi sistemindeki yabancı para payının yüksekliği, faiz politikasının etkinliğini kısıtlamakta ve ekonomiyi kur şoklarına karşı özellikle kırılgan kılmaktadır. Dolarizasyonun düşürülmesi orta vadeli dezenflasyon sürecinin ön koşuludur.
İşgücü piyasasının esnekleştirilmesi, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve beceri uyumunun sağlanması, verimliliği artırarak maliyet yanlı enflasyonu dizginleyecektir. 2024 asgari ücret artışı %49 olarak gerçekleşmiş; bu gelişme hem satın alma gücünü korumuş hem de maliyet baskısını artırmıştır.
Yerli yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji ithalatını azaltarak cari açığın ve ithal enflasyonunun en önemli kaynağından biri olan enerji bağımlılığını giderecektir. Türkiye'nin 2035 yenilenebilir hedefi GSYH'ye %1,2 katkı öngörmektedir.
Sermaye piyasalarının derinleşmesi, uzun vadeli yerel para cinsinden finansmanı artırarak dolarizasyonu ve kur geçişkenliğini azaltacaktır. Yurtiçi kurumsal yatırımcı tabanının güçlendirilmesi bu sürecin temel bileşenlerinden biridir.